Deftere Yaz  

140. Adnan Karaardic - 2008-08-06 12:30:40
Fikirlerini yazarken isminden korkuyormusun! Sayin SELAMLAR

isimsizlere cevap yazmiyorum.

Biraz kurallara uy.Allaha emanet ol.

Abicim Kardesim Veya Arkadasim.



139. GÜVEN Caglar Namidiyar SUCU - 2008-08-05 22:41:50
Sayin Adnan Abicim,


bunca zahmete girip benim gibi bu konu hakkinda bilgisi olmayanlari bilgilendirme cabasina katlandigin icin cok tesekkürler. Allah senden Razi olsun.

Abi benim fazla bilgim yok, fakat yazdiklarin dogruysa yani takinti, iftira, hayal ürünleri degilse (biliyon memlekette derin devletler ergenekonlar felan cok basarili butür oyunlarda) sana hak vermek zorundayim.

Hic böyle bisey ummuyordum, icin icin hayal kirikligindayim.

Bu konu biraz gerginlik getirdi sayfaya, konuyu biraz ben baslattim galiba.

Zaten anlamamda, onun icin birdaha buraya siyaset politika ve parti hakkinda yorum yapmicam.

Önce bilmiyordum, neden böyle karsiyiz diye üzülüyordum, simdi bunlari ögrenince bilmedigime üzüldüm, simdide durumlarin gercekte böyle olduguna üzülüyorum.


Selamlar

138. Selamlar - 2008-08-05 19:04:46
--------------------------------------------------------

isim?

137. Selamlar - 2008-08-05 19:03:32
-------------------------------

136. Selamlar - 2008-08-05 18:51:24
------------------------------------------

135. Selamlar - 2008-08-05 18:45:38
------------------------------------------------

134. Adnan Karaardic - 2008-08-04 21:05:11
Bana bu konuyu aciklayin, Bende ögreniyim;

Soru 1-neden erdogan bi hain?

Cevap 1-Bu sitede hic kimse böyle bir ifade kullanmadi bunu sen diyorsun

Soru 2-neden birzamanlar sloganlar atarak överken artik
erdogandan nefret ediyoruz?

Cevap 2 a- Bunlar, yani AKP tepe yönetimi, önce yola çıkarlarken, yani, Milli Görüş gömleğini çıkarırlarken gerekçe olarak “Bizim medeniyetimiz batı medeniyeti karşısında yenildi� dediler. Siz böyle bir yenilgi kabul ediyor musunuz?
• Tayyip Erdoğan’ın Ramazan’da beraber öğle yemeği yediği ve gelininin elini öptürdüğü İtalyan Başbakanı Berlusconi de; “Batı medeniyetinin İslam medeniyetini alt ettiğini� ifade ediyor. Siz buna katılıyor musunuz?
• TAYYİP ERDOĞAN; Milli Görüş içerisindeki yıllarını kastederek “30 yıldır komplo teorileriyle aldatıldık�, “Referansımız İslam değildir�, “Faiz dünya gerçeğidir� dedi. Sonra da gidip global elitlerle ve ırkçı emperyalistlerle birlik oldu. Siz bu dönüşün doğru olduğuna inanıyor musunuz?

Cevap 2 b-Başta Filistin olmak üzere Ortadoğu’da yıllardır oluk oluk akıtılan Siyonist İsrail’in Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Abdullah Gül’ün resmi davetlisi olarak geldiği Müslüman Türkiye’nin Millet Meclisi’nde ayakta alkışlarla kürsüye çıktı.
Başta Filistin olmak üzere Ortadoğu’da yıllardır oluk oluk akıtılan kan ve gözyaşının tek sorumlusu olan Siyonist İsrail’in Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Abdullah Gül’ün resmi davetlisi olarak geldiği Müslüman Türkiye’nin Millet Meclisi’nde ayakta alkışlarla kürsüye çıktı. 1948’de kurulduğundan bu yana İsrailli bir yetkilinin ilk defa Meclis’e ayak bastığı bu tarihi olay, AKP iktidarındaki başka bir ilk olarak tarihe geçti. Filistin’de binlerce Müslümanı haksız yere şehit eden, halen çok katı bir zulüm ve baskı uygulayan İsrail’in Cumhurbaşkanı olan Peres’in verdiği dostluk mesajları ise pek de inandırıcı bulunmadı. Peres’in, Filistin’i ikiye bölmek için Hamas’a karşı El Fetih’li Mahmut Abbas ile Meclis’e gelmesi ise hem Türkiye hem de dünyadaki Müslümanları büyük üzüntüye boğdu. Peres, hem genel kurula girişinde hem konuşmasını bitirip ayrılırken ayakta alkışlandı. Gül ve Erdoğan da, Peres’i ayakta alkışlayarak karşıladı.

Soru 3-neden amerika usagi oldugunu iddia ediyoruz?

Cevap 3-ABD Başkanı Bush “Tanrı beni bir ilahi misyon ile görevlendirdi, bu bir haçlı seferi, ya benimlesiniz ya karşımda� diyerek İslam coğrafyasına BOP kisvesi altında bir dizi kanlı operasyon başlatmıştır. Siz böyle bir zihniyete yardım ve yataklık eder misiniz?
• Başbakan R. Tayyip Erdoğan, İtalyan Başbakanı Berlusconi ve Yemen Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih ile birlikte BOP inisiyatifinin eş başkanlığına seçildi. Siz bu haçlı seferinde, bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının böyle bir görev almasını içinize sindirebiliyor musunuz?

Soru 4-neden erdogan baykaldan bahceliden daha beter?

Cevap 4-ANKA Haber Ajansı’nın haberini yorumsuz yayınlıyoruz…Yabancı yatırımcılar, AKP’nin iş başında olduğu beş yılı aşkın sürede Türkiye’de doğrudan yatırımlar ve portföy yatırımlarından yüksek tutarda kar elde ederek, ülkelerine götürdüler. Yabancı yatırımcıların Ocak 2003-Şubat 2008’i kapsayan dönemde Türkiye’deki bu yatırımlarından yaptıkları kar transferleri 23.2 milyar dolara ulaştı.
ANKA’nın Merkez Bankası ödemeler dengesi istatistiklerinden yaptığı hesaplamaya göre anılan dönemde yabancılar, Türkiye’deki doğrudan yatırımlarından elde ettikleri karların 5 milyar 986 milyon doları ile Borsa, devlet iç borçlanma senetleri gibi finansal araçlara yaptıkları portföy yatırımlarından kazandıkları 17 milyar 233 milyon doları yurt dışına transfer etti. Böylece anılan dönemde Türkiye’de elde edilen 23 milyar 219 milyon dolarlık bir kaynak ülkeden çıkarak, başka ekonomilere aktı.


Soru 5neden gül sezerden veya demirelden beter?

Cevap 5- Salı, 15th Mayıs, 2007
Vatan Gazetesinde çıkan habere göre Abdullah Gül, ABD’nin 11 Eylül sonrasındaki politikalarını beğendiğini belirterek “ABD kesinlikle doğru yolda� dedi.
Çarşamba, 9th Mayıs, 2007
Abdullah Gül, “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir� dedi



Soru 6-akp indirilse senelerdir memleketin ümügüne yapisan
keneler gidecekmi?

Cevap 6-Elimizde somut veriler var. Mesela, Koç Grubu, 2010 hedefine beş sene önce, yani 2005`te ulaştığını açıkladı. Koç Grubu, nasıl bir cennette iş yapıyor ki, servetini katlıyor. Aydın Doğan, bu hükümet döneminde tam 8 kat büyüdü. 2002 yılına kadar Türkiye`den 3 dolar milyarderi vardı, şimdi bunların sayısı 21`e çıktı. Kim ne derse desin, resmi rakamlara göre 19 milyon yoksul ve 1 milyon aç insan var. Çalışan, yani iş bulduğunu söyleyenlerin yarısından biraz fazlası asgari ücretle çalışıyor, yani aylık gelirleri 300 dolardan fazla değil. Bütün çabasını zenginleri daha çok zengin etmesine harcamış

Soru 7-akp nin memleket sadece zarari mi oldu, yoksa faydasida varmi?

Cevap 7-AKP hükümetleri, Cumhuriyet döneminin borçlanma rekorunu kırdı. Erdoğan, 95.2 milyar dolardan devraldığı iç borç stokunu yüzde 124 artırarak, bu yıl Eylül sonu itibariyle 213.3 milyar dolara çıkardı. Buna göre Erdoğan döneminde 118.2 milyar dolarla önceki 80 yıldakinden daha fazla net iç borçlanmaya gidildi.
Merkezi yönetimin dış borcu ise aynı dönemde 11.6 milyar dolar artışla 57.1 milyar dolardan 68.8 milyar dolara çıktı. Böylece; merkezi yönetimin toplam borcu Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde yüzde 85.2 oranında 129.8 milyar dolar artarak, Eylül 2007 sonu itibariyle 282.1 milyar dolara ulaştı.
Kasım 2002-Mart 2003 arasında iş başında olan 58. Abdullah Gül hükümeti de dahil edildiğinde AKP dönemindeki toplam borç artışı 132.2 milyar dolar olarak hesaplandı.
Bülent Ecevit başkanlığındaki 56. ve 57. hükümetler, borç artışında yaklaşık 80 milyar dolarla ikinci sırada. Son 20 yıllık dönemde merkezi yönetim borcunu azaltan tek hükümet ise yaklaşık bir yıl süren 54. Necmettin Erbakan hükümeti oldu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığında kurulan 58. ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başında bulunduğu 59. ve 60. AKP hükümetleri, Cumhuriyet döneminin borçlanma rekorunu kırdı. AKP hükümetlerinin, yaklaşık beş yıllık icraat döneminde, kendinden önceki tüm Cumhuriyet hükümetlerin yüzde 127’si kadar iç borçlanmaya gittiği; dış borçlarla birlikte toplam merkezi yönetim borcunu ise bir kata yakın artırdığı belirlendi.
Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizinin de yaşandığı 56. ve 57. Bülent Ecevit hükümetleri döneminde merkezi yönetim borç stoku yaklaşık 80 milyar dolar artarken, siyasi istikrar ve kalkınma dönemi olarak kabul edilen Türkiye’nin 58., 59. ve 60. AKP hükümetleri dönemindeki artış 132 milyar doları geçti. Ecevit, borcu en çok artıran ikinci başbakan olarak Erdoğan’ın ardından geldi. Merkezi yönetim borcunu en az artıran başbakanın ise Necmettin Erdoğan olduğu belirlendi.
80 YILDAKİNDEN DAHA FAZLA İÇ BORÇ
Geçen yıl yaptığı bir konuşmada “Borç yiğidin kamçısıdır derler, ama yiğitsen kamçıdır, değilsen felakettir� diyen Erdoğan döneminde özellikle iç borç artışı, Cumhuriyet tarihinde oluşan toplam stoku aştı. İç borç stokunu 95.2 milyar dolardan devralan Erdoğan, bu yılın Eylül sonu itibariyle 213.3 milyar dolara çıkardı. Buna göre Erdoğan döneminde, 118.2 milyar dolarla önceki tüm hükümetlerden daha fazla net iç borçlanmaya gidildi. Bu dönemde merkezi yönetimin iç borç stoku yüzde 124 artış gösterdi.
Merkezi yönetimin dış borcu ise bu dönemde 11.6 milyar dolar artışla 57.1 milyar dolardan 68.8 milyar dolara ulaştı.
Böylece; Merkez Bankası ve yerel yönetimler gibi merkezi yönetim dışındaki kamu kuruluşları ile özel sektörün borcu hariç olmak üzere sadece hükümetin tasarrufundaki toplam iç ve dış borç olan “merkezi yönetim borç stoku� Erdoğan başkanlığındaki 59. ve 60. hükümetler döneminde yüzde 85.2 oranında 129.8 milyar dolar artarak, Eylül 2007 sonu itibariyle 282.1 milyar dolara ulaştı. Söz konusu borç stoku, 59. hükümetin iş başına geldiği Mart 2003’te 152.3 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu.
AKP DÖNEMİNDE TOPLAM ARTIŞ 132 MİLYAR DOLAR
Ancak Kasım 2002 seçimlerinin ardından, Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklı olması nedeniyle Abdullah Gül başkanlığında kurulan 58. hükümet de dahil edildiğinde AKP hükümetleri dönemindeki toplam borç artışı 132.2 milyar dolara ulaştı. Kasım 2002’de iş başına gelen 58. hükümet, siyasi yasaklarını kaldırdığı Erdoğan’ın, yapılan bir ara seçimle TBMM’ye girmesini sağlamış, daha sonra Mart 2003’te Erdoğan başkanlığında 59. hükümet kurulmuştu. Merkezi yönetim borç stokunu 57. Ecevit hükümetinden 149.9 milyar dolar olarak devralan Gül hükümeti, bunu 152.3 milyar dolara çıkararak Erdoğan hükümetine devretmişti.
ECEVİT BORÇLANMADA İKİNCİ
Bülent Ecevit başkanlığındaki 56. ve 57. hükümetler, merkezi yönetim borç stoku artışında yaklaşık 80 milyar dolarla ikinci sırada yer aldı. Ocak 1999’da iş başına gelen 56. Ecevit hükümeti, selefi 55. Mesut Yılmaz hükümetinden 70 milyar dolar dolayında merkezi yönetim borç stoku devraldı. Yaklaşık beş ay süren 56. hükümet döneminde söz konusu borç 1.8 milyar dolar arttı. Ayrılıkçı terör örgütü liderinin yakalanmasıyla seçmen desteği artan Bülent Ecevit’in partisi DSP yapılan seçimlerde en büyük parti çıktı. Bülent Ecevit başkanlığında kurulan 57. hükümet döneminde “baskılı kur�a dayalı IMF programı uygulanırken, hızla büyüyen dış açıklar ve siyasi istikrarsızlığın birleşmesi ve sermaye kaçışının yol açtığı Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizi patlak verdi. Koalisyon hükümetinin başında bulunan Ecevit’in sağlık durumunun bozulması da siyasi istikrarsızlığı artırdı. 2002 seçimleriyle iktidarı AKP’ye devreden 57. hükümetin iş başında olduğu Mayıs 1999-Kasım 2002 arasında merkezi yönetim borcu 78.1 milyar dolar artarak 149.9 milyar dolara çıktı. Böylece Ecevit’in başta olduğu iki hükümet döneminde toplam borç artışı 79.9 milyar dolar olarak gerçekleşti.
BORÇ SADECE ERBAKAN DÖNEMİNDE AZALDI
1983 seçimleriyle iş başına gelen Turgut Özal başkanlığındaki 45. hükümetin, kendinden önceki askeri hükümetten devraldığı merkezi yönetim borcu yaklaşık 25 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu. 1987 seçimleriyle ikinci kez iktidara gelerek 46. hükümeti kuran Özal, Cumhurbaşkanı seçilerek Köşk’e çıktığı 1989 yılında kurulan 47. Yıldırım Akbulut hükümetine 38.4 milyar dolar borç devretti.
Yaklaşık birbuçuk yıl süren Akbulut hükümeti bu dönemde borcu 2.3 milyar dolar artırarak, Kasım 1991’de kurulan Süleyman Demirel hükümetine 42.7 milyar dolar olarak teslim etti. Haziran 1993’e kadar süren 49. Demirel hükümeti borcu 10.8 milyar dolar artırarak 53.6 milyar dolara çıkardı. Haziran 1993-Mart 1996 arasında iş başında olan 50., 51. ve 52. Çiller hükümetleri döneminde toplam 7.1 milyar dolar artan stok, 60.7 milyar dolara çıktı. Mart 1996’da iş başına gelen 53. Mesut Yılmaz hükümeti yaklaşık 3.5 ay iktidarda kalabildi.
Haziran 1996’da kurulan ve bir yıl iktidarda kalan Necmettin Erbakan başkanlığındaki 54. hükümet döneminde ise merkezi yönetim borcu 325 milyon dolar azalarak 60.4 milyar dolara geriledi.
Haziran 1997-Ocak 1999 arasında iş başında olan 55. Mesut Yılmaz hükümeti bu borcu 9.7 milyar dolar artırarak 70 milyar dolar çıkardı. Böylece Yılmaz’ın üç kez yaptığı başbakanlık dönemlerindeki toplam borç artışı 11.7 milyar dolar oldu.
Ecevit hükümetleri döneminde 149.9 milyar dolara yükselen söz konusu borç stoku, AKP’nin iktidarda olduğu son dört yılda ise en fazla artışı göstererek 282 milyar doları aştı.
Son 16 hükümet döneminde merkezi yönetim borç stoku (*)
Devrettiği Borç
HÜKÜMET Başbakan Başlangıç Bitiş (Milyon $)
45. Turgut Özal Aralık 83 Aralık 87 38.014
46. Turgut Özal Aralık 87 Kasım 89 38.390
47. Yıldırım Akbulut Kasım 89 Haziran 91 40.640
48. Mesut Yılmaz Haziran 91 Kasım 91 42.724
49. Süleyman Demirel Kasım 91 Haziran 93 53.567
50. Tansu Çiller Haziran 93 Ekim 95 58.417
51. Tansu Çiller Ekim 95 Ekim 95 58.417
52. Tansu Çiller Ekim 95 Mart 96 60.686
53. Mesut Yılmaz Mart 96 Haziran 96 60.696
54. Necmettin Erbakan Haziran 96 Haziran 97 60.371
55. Mesut Yılmaz Haziran 97 Ocak 99 70.025
56. Bülent Ecevit Ocak 99 Mayıs 99 71.821
57. Bülent Ecevit Mayıs 99 Kasım 02 149.905
58. Abdullah Gül Kasım 02 Mart 03 152.312
59. R. Tayyip ErdoÄŸan Mart 03 Temmuz 07 264.672
60. R. Tayyip Erdoğan Eylül 07 - 282.111

Soru 8-akp olmasaydi suan erbakan hoca mi iktidarda olurdu?

Cevap 8- Onu Allah bilir,

Soru 9-Bizim kinimizin tek sebebi erdoganin erbakan hocadan ayrilip kendi partisini kurmasimi?

Cevap 9-Pazar, 1st Temmuz, 2007
By Recep Tayyip Erdogan
The Wall Street Journal
March 31st, 2003
“We further hope and pray that the brave young men and women return home with the lowest possible casualties, and the suffering in Iraq ends as soon as possible.�
“ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi

NOT-Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılması istemi ile ilgili olarak bir basın açıklaması yayımladı.
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kapatılması istemi ile ilgili olarak açılmış bulunan dava, parlamenter demokrasi sistem açısından son derece kaygı verici bir gelişmedir.
Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdırlar. Herhangi bir siyasi partiyi bir takım değerlendirme ve yorumlar ile kapatma tehdidi altında bulundurmak demokrasinin gelişip serpilmesine, güçlenmesine engel olmak anlamına gelir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti; bürokratik oligarşinin, egemen olduğu, keyfi uygulamaların yapıldığı basit ve ilkel bir devlet değil, çağdaş bir hukuk devletidir. Çağdaş hukuk devletlerinin en temel vasfı olan milli irade üzerinde hiçbir vesayet veya ipotek kabul etmeme ilkesi, tüm kurum ve kuruluşların özenle koruması gereken en temel değerdir.


133. muhammet busun - 2008-08-04 19:18:46
caglar kardes ben milli goruscuyum ve boyle kalmak icin dua ediyorum ve ben kendisini tarif ederken referans olarak islami secmeyen bir insani destekliyemem bir ikincisi mesela sana sorsam ben de milli goruscuyum dersin degilmi sadece tahmin ama nasil olurda ben milli gorus gomlegimi cikardim diyen bir insanin pesinden hayallere kapilarak pesinden gidilirmi bu nasil bir milli goruscu olmak ben milli goruscuyum ama milli goruscu olmayani destekliyorum ben anlayamaiyorum ha diger meseleler burda anlatmakla bitmez uzun konu uzun mesele bir gun insallah yuz yuze konusur uzunca tartisir konusuruz birde sana tavsiyem emir ve lider hakkinda peygamber efendimizin hadislerini ve ayetleri incelemen bazi meseleri kendiliginden coze bilirsin

allaha emanet ol


132. GÜVEN Caglar Namidiyar SUCU - 2008-08-03 23:11:55
Tamam ben bu konuda bilgim olmadigini ve o meselelere aklimin ermedigini belirttim, simdi rica ediyorum akli eren ve bu konularda bilgisi olan abilerime;

Bana bu konuyu aciklayin, Bende ögreniyim;
neden erdogan bi hain?
neden birzamanlar sloganlar atarak överken artik erdogandan nefret ediyoruz?
neden amerika usagi oldugunu iddia ediyoruz?
neden erdogan baykaldan bahceliden daha beter?
neden gül sezerden veya demirelden beter?
akp indirilse senelerdir memleketin ümügüne yapisan keneler gidecekmi?
akp nin memleket sadece zarari mi oldu, yoksa faydasida varmi?
akp olmasaydi suan erbakan hoca mi iktidarda olurdu?
Bizim kinimizin tek sebebi erdoganin erbakan hocadan ayrilip kendi partisini kurmasimi?

Sadece bu konulari ögrenmek istiyorum, lütfen yanlis anlasilmasin. Eger acik ve net yani benimde anlayabilecegim sekilde aciklanirsa sevinirim.

Muhammet kardes ben hicbirzaman erbakan hocaya, kuruluslarina, ve davasina, düsünce ve fikirlerine bir lafim olmadi !!!! Dikkatini cekerim, ben sadece Akp ye ve Erdogana olan nefreti onaylamadim.

Belki yukarida sordugum ve hakkinda bilgim olmayan konulari bana aciklarlarsa ögrenirim, ve fikrimi degistiririm.

Ben kendim kücüklükten milli görüste büyüdüm, inanki simdiye kadar teskilatlarimizda bu derece kin ve nefret daha görmedim, ve bu davranis bir ara kendi kurulusumuzun zirvelerindeki sahislara karsi olunca merakim artti.

Belkide bir aciklamasi vardir, bekleyelim, ve biraz siyaset ve politika dersi alalim. Inaniyorumki benim gibi bu konuda bilgisi olmayan cok kisinin bu konuda bilgiye ihtiyaci var.



Selamlar

131. muhammet busun - 2008-08-03 15:14:44

Ravi; Ebu Hüreyre
Tanım; Resulullah (sav) buyurdular ki; "Kim itaatten çıkar, cematten ayrılır (ve bu halde ölürse) cahiliye ölümü ile ölmüş olur. Kim de körü körüne çekilmiş (ummiyye) bir bayrak altında savaşır, asabiyet (ırkçılık) için gadablanır veya asabiyete çağırır veya asabiyete yardım eder, bu esnada da öldürülürse bu ölüm de cahiliye ölümüdür.

Kaynak; Buhari, Ahkam 4; Müslim, İmaret 53, (1848); Nesai, Tahrim 28, (7, 123); İbnu Mace, Fiten 7, (3948)

    Deftere Yaz   < Page 15 | Page 13 >

Bedava Misafir Defteri için tıklayın    

Remove all the advertisements
from this guestbook!

- LIMITED OFFER -




  Please report if this guestbook contains illegal or offensive content.